İçeriğe atla
Dyteris, Bilimsel Beslenme Rehberi
Kafe tezgâhında yan yana duran üç bardak: yeşil, kahve rengi ve pembe içecek

Görsel: dyteris.com

Su, Maden Suyu ve Tuz

Doğru Hidrasyon İçin En İyi ve En Kötü Sıvılar Hangileri?

Yaz sıcağında elinizde bir bardak ayran ya da kahve var. Bu içecekler su yerine geçer mi, yoksa içtiğinizden fazlasını mı kaybedersiniz?

Uzm. Dyt. Deniz ErişUzm. Dyt. Deniz Eriş14 dk okumaYazı ilkelerim
Bu yazıyı paylaşın
İçindekiler

Önemli Noktalar

  • Sıvı dengesi 'su içtin mi, içmedin mi' meselesi değil; bir içeceğin bedende ne kadar kaldığını içindeki su miktarı değil, elektrolitler, insülin yanıtı ve diüretik, yani idrar söktürücü bileşenler birlikte belirler.
  • Yağsız süt ve ağızdan sıvı tedavisi solüsyonları, içerdikleri sodyum ve potasyum sayesinde sıvıyı içeriden sek sudan daha iyi tutar; bu içeceklerden sonra dört saatte çıkan idrar suya göre yaklaşık %20 daha azdır ve ayranın tuzlu yapısından dolayı benzer sonuç vermesi beklenmekte.
  • Kahve ve çay haksız yere suçlanıyorlar: alışkın erkeklerde yapılan karşılaştırmalarda kahve, idrar miktarı ve tüketimi sonrası vücut suyunda yaşanan değişimler bakımından suyla farksız çıkmakta. Kafeinin idrar söktürücü etkisi oldukça küçüktür; hatta egzersiz durumunda bu etki tamamen kayboluyor.
  • Asıl istisna alkol; böbreğe suyu tut diyen hormonun baskılanmasına neden olarak gideri açar, diüretik etkisi şarap ve sert içkilerde biradan daha belirgindir ve yanına su içmek bu etkiyi sıfırlamaz.
  • 'Detoks' ve zayıflama çayları elektrolit dengesine kısa süreli müdahale ederek anlık sıvı kaybına neden olurlar; verdirdikleri kilo yağ kaybı tabanlı olmaz.

Sıcak bir yaz günü. Terliyoruz, ağzımız kuruyor, su şişesine uzanıyoruz. Ama bir yandan da kafamızda o eski soru: "Kola içsem susuz mu kalırım? Ayran mı daha iyi gelir, yoksa işimizi görecek olan şey kesinlikle su mu?"

Sıvı dengesi bedenimiz için inanılmaz önemlidir; özellikle de sıcaklığın yükseldiği yaz aylarında. Vücudumuzun büyük bölümü sudan oluşur ve terle kaybettiğimizi doğru biçimde, doğru zamanda yerine koymadığımızda olay yalnızca hissettiğimiz "susuzluk hissiyle" bitmez.

Vücut ağırlığının %2'sini aşan sıvı kayıplarının motor işlevler, dikkat ve koordinasyon gibi zihinsel becerilerde ölçülebilir bir düşüşe yol açtığı bilinmektedir.1 Yani sıcakta dağılan o odak ve düşen enerji, yalnızca "bunaldım"dan ibaret bir şikayet değildir.

Terlemiş camdan iki bardakta buzlu içecek, yanlarında kumaş ve meyve
Sıcakta dağılan odak ve düşen enerji, yalnızca “bunaldım”dan ibaret değil. Görsel: Fatima Castro, Pexels

Peki sıvı dengesi bu kadar önemliyse, onu korumak için ne içtiğimiz sonucu anlamlı şekilde değiştiriyor mu?

Evet değiştirir, ama düşündüğümüz kadar büyük miktarlarda değil. Örneğin sabah kahvesinin ek sıvı kaybına neden olarak bizi susuz bıraktığına inanırız, oysaki alışkın bir bedende kahvenin idrar söktürücü etkisi önemsenmeyecek kadar küçüktür.

Buna karşılık "arındırır", "yağ söktürür" diye pazarlanan "sağlıklı" bitki/detoks çayları özellikle aç tüketildiklerinde bizi gerçekten susuz bırakabilirler.

Bu yer değiştirmenin altında büyük bir yanılgı yatmakta: sıvı dengesini "ne kadar su içtiğimiz" sanmamız.

Bir içeceğin bedenimizde ne kadar kaldığını aslında içerdiği sıvı/su miktarı değil, içeriğindeki birkaç faktör birlikte belirler. Yani suyu küvette tutan da giderden salıveren de aslında içeceğin toplam bileşimi.

Vücut sıvı dengesini nasıl ayarlar?

Düşünelim: vücudumuzdaki toplam su bir küvette duruyor. Üstte bir musluk var, içtiğimiz her şey oradan içeri akıyor. Altta da devasa bir gider deliği var; idrar ve ter gibi yollarla kaybettiğimiz sıvı oradan aynen gitmekte.

Gün boyu sıvı dengemizin yerinde olması ise tahmin edeceğiniz gibi küvette ne kadar su durduğuna, yani musluktan girenle giderden çıkan arasındaki farkın korunmasına bağlı.

Aslında bedenimiz hastalık durumları haricinde bu sıvı dengesini yönetmekte gayet başarılı. Beynimiz susama ve hormonlar üzerinden toplam vücut suyunu şaşırtıcı bir hassasiyetle dengede tutar.2

Nitekim özel dönemlerde, örneğin yaz sıcağında ya da yoğun fiziksel aktivite zamanlarında, terle giden su belirgin biçimde artacağı için denge zorlanır.3

İşte dışarıdan aldığımız toplam sıvının miktarı kadar çeşidi de bu özel dönemlerde bu nedenle ekstra önem kazanmakta.

Ahşap masada cam şişeden bardağa dökülen su, arkada doğal pencere ışığı
Sıvı dengeniz zorlandığında içtiğiniz sıvının miktarı kadar türü de önem kazanır.

İçeceklerin asıl ayrıştığı yer tam olarak burasıdır. Evet, hepsi içeriye musluktan ek sıvı ekler.4

Ama bazıları yanında suyu içeride tutan elektrolitleri getirdiği için gider deliğini biraz kısarken; bazıları giderle pek oynamaz; diğerleri yani diüretik olanlar ise gideri tam tersine açarlar.

Yani sıvı dengesi söz konusuysa asıl soru "su mu, değil mi" değil, "bu içecek küvetimizde ne kadar kalıyor; yani içinde suyu tutan elektrolitler ve şeker var mı, yoksa beraberinde gideri ekstra açan bir şey mi getiriyor?"

Süt ve ayranda suyu bedende tutan nedir?

Şaşırtıcı gelebilir ama yukarıda bahsettiğimiz gibi bazı içecekler sıvıyı bedende sudan dahi daha iyi tutarlar.

İçecekleri aynı koşulda karşılaştıran ve "içecek hidrasyon indeksi" (beverage hydration index) denen bir ölçek geliştiren çalışmada, suya kıyasla en yüksek skorları yağsız süt, ağızdan sıvı tedavisi solüsyonları (eczanedeki rehidrasyon poşetleri) ve tam yağlı süt aldı.

Bu içeceklerden sonra dört saatte çıkan toplam idrar miktarının, suya göre yaklaşık %20 daha az olduğu görülmekte.5

Bağımsız bir çalışma da bunu farklı bir ölçütle, tüm vücut sıvı dengesiyle doğrulamakta: terleyip su kaybettikten sonra içilen sütün, hem suya hem de sporcu içeceklerine kıyasla bedeni daha uzun süre pozitif sıvı dengesinde tuttuğu gösterilmiş.6

Bir de milli içeceğimiz ayran var; temelde süt, su ve tuzdan oluştuğu için onun da benzer sonuç vermesini bekliyoruz.

Sıcak ahşap masada pencere ışığında dolu bir bardak süt
Süt ve ayran, temelde su ve tuz taşıdığı için küvetin giderini kısar. Görsel: Santeri Viinamäki, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Süt ve ayranı güzel hidrasyon sıvıları olarak öne çıkaran asıl özellikleri, sıvının yanında getirdikleri mineraller. Düz su içildiğinde kan biraz sulanır; kanın yoğunluğu düşünce beyin, böbreğe "suyu tut" diyen vazopressin hormonunu azaltır, fazla su da idrarla atılır.

Süt içildiğinde ise kanın yoğunluğu suya oranla biraz daha yüksek kalır; aradaki farkın bir kısmı da hormonun devrede kalmasından kaynaklı.6

Sıvının sudan daha iyi tutulmasını en çok sodyum ve potasyum gibi elektrolitler sağlar; süt proteininin de sıvının bedende kalmasına katkı yaptığı gösterilmiştir.7, 8

Bir başka katkı da insülinden gelebilir. Süt, glisemik indeksi, yani kan şekerini yükseltme hızı düşük olmasına rağmen yüksek bir insülin yanıtı oluşturuyor ve bu yanıtın asıl kaynağı süt proteini.9

İnsülin de böbrekte sodyumun geri emilimini, yani idrara gitmek yerine kana geri alınmasını artırır; kana dönen sodyum suyu da peşinden çektiği için bedende biraz daha fazla su kalır.10

Peki maden suyu bu tabloda nerede?

Elektrolitlerin suyu tutma etkisi maden suyunda da karşımıza çıkıyor. Önce yaygın bir karışıklığı ayıralım: sıvıyı daha iyi tutanın gazı olduğu sanılsa da gazın kendisinin bir sıvı dengesini değiştirme/ödem yapma etkisi yok.5

Maden suyunu düz sudan ayıran, doğal olarak içerdiği sodyum, magnezyum, kalsiyum ve bikarbonat gibi minerallerin miktarlarıdır.

Bunlardan sodyumun etkisi doğrudan gösterilmiş durumda. Litrede yaklaşık 440 mg sodyum eklenmiş su, gazlı da olsa gazsız da olsa, düz suya göre daha az idrara çıkmasına neden oluyor.11 Yani sodyumdan zengin tüm maden sularından sıvı tutma etkisi bekliyoruz.

Koyu zeminde su bardağı ve yanında limonlar
Maden suyunu düz sudan ayıran, gazı değil içerdiği minerallerdir.

Hatırlamakta fayda var; her maden suyu bir değil. Türkiye'de mineral profili markadan markaya büyük oranlarda değişmekte ve bazı markalar oldukça yüksek sodyum içeriyorlar.

Bazı ürünlerin magnezyum ve bikarbonattan zengin olmaları iyi birer özellik olsa da yüksek sodyumlu bir maden suyunu litrelerce içmenin tansiyonu olanlar için pek akıllıca olduğu söylenemez.

Maden suyunu düzenli içiyorsanız tercihinizi etiketteki sodyum miktarına bakarak yapın; litre başına verilen bu değer, bir şişeyle ne kadar sodyum aldığınızı gösterir.

Kahve, çay, kola ve meyve suyu gibi meşrubatlar ne durumda?

Çalışmalarda kahve, çay, kola, hatta portakal suyu su tutma etkileri açısından büyük oranda sudan farksız gözükmekteler.5 Asıl farkları, içerdikleri şeker, asit ve boş kalori, yani besin değeri olmadan gelen enerji.

Örneğin günde dört fincan kahveyi düzenli içen kişilerde de kahve, vücut suyu bakımından suyla aynı sonucu vermiş.12 Yani alışkın bir kişide makul miktarda içilen kahve ve çay su yerine geçiyor; dehidre edip, susuz bırakmıyor.

Ahşap raflarda dizili, rengârenk çeşit çeşit şişelenmiş içecekler
Raftaki içeceklerin çoğu, idrar miktarı bakımından sudan farksız çıkar.

Yine de kafeinin idrar söktürücü etkiye sahip olduğu bilgisi doğru. Kafein, böbrekte adenozin adlı maddenin bağlandığı noktaları kapatarak böbreğin süzdüğü sodyumu geri almasını azaltır; geri alınmayan sodyum da suyu peşinden idrara götürür.12

Tek seferde ortalama 300 mg kafein alındığında, aynı içeceğin kafeinsiz içildiği duruma göre idrarla atılan sıvı yaklaşık 110 ml artmakta; bu da yarım su bardağından biraz fazla.13

Bu sonuç, kahvenin suyla farksız çıktığı yukarıdaki çalışmalarla çelişmiyor; çünkü iki ölçüm farklı şeyleri karşılaştırıyor. O çalışmalarda gündelik miktarda içilen kahve suyla karşılaştırılmış.

Burada ise tek seferde alınan daha yüksek bir kafein dozu, aynı içeceğin kafeinsiz hâliyle karşılaştırılmış. Bu artış kadınlarda görülmüş, erkeklerde görülmemiş; yani kafeinin idrar söktürücü etkisi kadınlarda biraz daha belirgin olabilir.13

Egzersiz sırasında ise bu artış ortadan kalkıyor.

Egzersiz, sinir sisteminin bedeni harekete hazırlayan kolunu çalıştırır; bu sırada salgılanan adrenalin ve noradrenalin böbreğe giden küçük damarları daraltır ve böbreğin süzdüğü sıvının azalmasına ve atılan sıvının azalmasına neden olur; yani egzersiz sırasında idrar çıkışı azalır.13

Düzenli kahve içenlerde bedenin kafeinin idrar söktürücü etkisine alıştığı düşünülmekte; yukarıdaki dört fincanlık sonucun kahveye alışkın kişilerde görülmesi de bu görüşü destekliyor.12

Buzlu bardaklara sürahiden dökülen kırmızı karpuz suyu; yanında karpuz dilimleri ve lime
Kola ve meyve suyu su kadar sıvı verir; fark, içlerindeki şeker ve kaloride.

Şekeri çıkarıp yerine yapay tatlandırıcı koyan diyet kola da aynı ölçümde suyla farksız çıkmış.5 Elektrolit ve şeker içermediği için yine etki olarak suya en yakın içeceklerden biri.

Alkol sıvı dengesini nasıl değiştirir?

Küvetin giderini, yani idrarla kaybedilen sıvıyı artıran asıl içecek alkoldür. Alkol sisteme girdiğinde, süt bölümünde gördüğümüz ve böbreğe "suyu tut" diyen vazopressin hormonunun baskılanması daha uzun sürüyor ve bunun sonucunda beden sudan daha fazla idrar çıkartmakta.14

Bu etkinin şiddetinin miktarı ise tüketilen içkinin alkol oranına bağlı. Orta miktarda alkol verilen yaşlı erkeklerde şarap ve sert içkiler ilk dört saatte alkolsüz karşılıklarına göre daha fazla idrar çıkartırken, yirmi dört saatlik toplamda anlamlı bir fark görülmemiş.15

Birada ise çalışmalar ayrışıyor: yaşlı erkeklerde bira alkolsüz biradan farksız çıkarken, sıvı kaybı yaşamamış genç erkeklerde yüzde 4 alkollü biranın, alkolsüz biraya göre biraz daha fazla idrara çıkardığı gösterilmiş.15, 16

Yaygın inanışın aksine içkinin yanına su içmek, alkolün su attırıcı etkisini ortadan kaldırmaz.14 Bu etkiyi azaltmanın yolu, doğrudan alkolü azaltmak yani yüksek alkollü içki yerine daha düşük alkollü bir seçeneği tercih etmek.15

Diüretik çaylar ve "detoks" içecekleri

Raflardaki "detoks", "yağ söktüren" ve "zayıflama" çaylarının çoğunda, kafeinin yanında sinameki (senna) gibi müshil, yani bağırsağı boşaltan bitkiler ya da diüretik, yani idrar söktürücü bitkiler bulunuyor.17

Bu bitkiler bedene sıvı kaybettirir; sıvıyla birlikte sodyum ve potasyum gibi elektrolitler de gittiği için elektrolit dengesi bu kayıptan etkilenebilir. Yoğun ve düzenli kullanımları sonucunda tartıda kısa sürede görülen ağırlık kaybı da aslında "sıvı kaybıdır".17

"Toksin atma" iddiasına gelince, bedenimizde bu işi zaten karaciğer ve böbrekler yapar; bir çayın bunun ötesinde sistemden toksinleri anlamlı miktarda uzaklaştırdığını gösteren sağlam klinik kanıt bulunmamaktadır.18 Yani bu ürünler küvetin giderini geçici olarak açarlar.

Krem rengi zeminde küçük bir kâsede bal, ahşap bal çubuğu ve iki limon
“Arındırma” işini çaylar değil, karaciğer ve böbrekler yapar.

Zayıflama çayı denince ilk akla gelen yeşil çayın durumu ise biraz farklı. Yeşil çaydaki kateşinler (en çok bilineni EGCG), egzersiz bölümünde gördüğümüz noradrenalini parçalayan enzimi yavaşlatır; kafein ise bu hormonun hücre içindeki etkisini sonlandıran başka bir enzimi frenler.

İkisi birlikte sinerjik çalışarak noradrenalinin etkisini uzatırlar; buna bağlı olarak bedenin ısı üretimi, dolayısıyla da enerji açığındaysak yağ yakımı miktarı kısa süreliğine artabilir.19

Ancak bu etkinin tartıya yansıma miktarı oldukça minimal: kateşinleri kafeinle birlikte alanlar, yalnız kafein alanlara göre ortalama bir buçuk kilo civarında daha fazla ağırlık kaybetmiş, kateşinler kafeinsiz şekilde verildiğinde ise belirgin bir fark görülmemiştir.20

Bu sonuç 15 çalışmanın birleştirilmesinden çıkmış; çalışmalar yaklaşık 12 hafta sürmüş, yani bu fark yaklaşık üç ayda ortaya çıkmış.20

Bir de asıl olay şu: bahsedilen etkiyi almak için günde yaklaşık 580 mg ve üstü kateşin gerekli.20 Bir bardak (yaklaşık 100 ml) yeşil çay ortalama 130 mg kateşin içermekte.21 Bu yüzden istenen etki için genellikle yüksek dozlu yeşil çay ekstresi takviyeleri alınmakta.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, takviye olarak satılan ve günde 800 mg ya da daha fazla EGCG veren ekstrelerin bazı kişilerde karaciğer enzimlerini yükselttiğini, yani karaciğer hasarı riski oluşturduğunu bildirmekte.21 Yani doktorunuza danışmalısınız.

Ahşap tahtada bir bardak suda yüzen nane yaprakları, yanında limon dilimleri
Nane, ıhlamur ve papatya gibi kafeinsiz bitki çayları sıvı dengesinde suya benzer davranır.

Kafeinsiz bitki çayları (ıhlamur, papatya, nane gibi) sıvı dengesinde suya benzer davranıyorlar; ne "detoks" ne de yağ yakma etkileri vardır. Bitki çaylarının gerçek etkileri kilo vermede değil, tansiyon gibi başka alanlarda ortaya çıkar.

Örneğin hibiskus çayı büyük tansiyonu yaklaşık 7-8 mmHg düşürebilir ve bu düşüş, başlangıçta tansiyonu yüksek olanlarda daha büyüktür; tansiyon ilacı kullanıyorsanız bu düşüş ilacın etkisine eklenip tansiyonu fazla düşürebileceğinden hibiskus çayını düzenli içmeye doktorunuza danışarak karar vermeniz gerekir.22

Bu düşüşte rol oynayan başlıca bileşikler, hibiskusa kırmızı rengini veren antosiyaninler.

Antosiyaninler, tansiyonu yükselten hormon sisteminde görev alan ACE adlı enzimi frenliyor; bazı tansiyon ilaçları da aynı enzimi hedefler.

Hibiskus özütü verilen tansiyon hastalarında bu enzimin kandaki etkinliği yaklaşık üçte bir azalmış.23

Günlük içecek seçiminde su ve kalorili sıvılar

Süt ve ayranın sıvıyı sudan daha iyi tuttuğunu öğrenince suyu önemsemeyi bırakmayı düşünebilirsiniz; buna gerek yok. Küvet benzetmesi "su kötü" demek değil: su, hiç kalori içermeden giderle pek oynamayan güvenli temel içeceğimiz.

Süt ve ayranın bu kulvardaki asıl avantajı, ekstra miktarlarda terleyip tuz da kaybettiğimiz anlarda, yani sıcak bir yaz gününde ya da spordan sonra öne çıkmakta.6

Tansiyonu yüksek ya da böbrek sorunu olanların ise ayranın tuzunu, hekimlerinin önerdiği tuz sınırı içinde hesaba katması gerekir. Ayrıca bu içeceklerin ikisi de enerji içerir; onları "daha iyi tutuyor" diye gün boyu suyun yerine koymak, farkında olmadan fazladan kalori almak demektir.

İçeceklerin sıvı tutma sırası

Buraya kadarki bilgileri tek tabloda yan yana inceleyebilirsiniz; her satır, içeceğin sıvı dengesine etkisini ve bu etkinin nedenini birlikte gösteriyor.

İçecekEtki (su tutar / su attırır / suyla farksız)Neden (içerik ve bedendeki etkisi)Kaynak
SuKıyas noktasıKalorisiz temel içecek; kanı biraz sulandırır, fazlası idrarla atılır2, 6
Ağızdan sıvı tedavisi solüsyonu (eczanedeki rehidrasyon poşetleri)Su tutarSodyumu ve glukozu yüksek; sıvıyı en iyi tutan içeceklerden5, 7
Yağsız sütSu tutarSıvıyı en çok sodyum ve potasyum gibi elektrolitler tutar; süt proteini ve onun yükselttiği insülin de katkı yapar5, 6, 7, 8, 9, 10
Tam yağlı sütSu tutarYağsız sütle aynı elektrolit ve protein içeriği5
AyranSu tutması beklenirSüt, su ve tuzdan oluşur; ayran doğrudan çalışılmadığı için bu bir çıkarımdır5, 7
Maden suyuSodyumdan zengin olanların biraz su tutması beklenirGazın etkisi yok; sodyum eklenmiş su, düz sudan daha az idrara yol açar5, 11
KahveSuyla farksız (alışkın erkeklerde)Kafein böbreğin sodyumu geri almasını azaltır; gündelik miktarda idrar miktarı suyla farksız5, 12, 13
Siyah çaySuyla farksızDört saatlik idrar miktarı suyla farksız5
Yeşil çay (içecek olarak)Suyla farksız ya da biraz su attırırKafeinin idrar söktürücü etkisi küçük13
Meyve suyu (portakal suyu)Suyla farksızDört saatlik idrar miktarı suyla farksız; şeker ve kalori içerir5
Kola, şekerli gazozSuyla farksızDört saatlik idrar miktarı suyla farksız; şeker ve boş kalori içerir5
Diyet kolaSuyla farksızElektrolit ve şeker içermez; dört saatlik idrar miktarı suyla farksız5
BiraSuyla farksız ya da biraz su attırır (sonuçlar birbirini tutmuyor)Alkol oranı düşük; bazı çalışmalarda alkolsüz biradan farksız, bazılarında biraz daha fazla idrar5, 15, 16
ŞarapSu attırırAlkol, vazopressin hormonunun baskılanmasını uzatır; ilk saatlerde idrar artar14, 15
Yüksek alkollü içecekler (viski, cin, rakı)Su attırırAlkol, vazopressin hormonunun baskılanmasını uzatır; alkol oranı en yüksek grup14, 15
Detoks ve zayıflama çayıSu attırırSinameki gibi müshil ya da idrar söktürücü bitkiler sıvı kaybettirir; eksilen ağırlık yağ değil su17
Kafeinsiz bitki çayı (ıhlamur, papatya, nane)Suyla farksız olması beklenirAromalı su; "detoks" ya da yağ yakma etkisi yokçıkarım
Hibiskus çayıSuyla farksız olması beklenirKafeinsiz aromalı su; tansiyonu bir miktar düşürebilir22

Pratik sıralama şöyle kurulabilir: gündelik temelimiz su; terli ve yorucu günlerde toparlanmak için süt ve ayran; su kadar sıvı veren ama içeriğine bakılması gereken keyif içecekleri olarak kahve, çay ve kola. Gideri gerçekten açan istisnalar ise alkol ve detoks çaylarıdır.

Yani aklımızda kalacak olan

Bedenimizdeki küvetin seviyesini, içtiğimiz sıvının miktarı kadar o sıvının yanında getirdikleri de belirliyor. Elektrolitler gideri kısar, süt proteini ve insülin buna küçük bir katkı yapabilir, kafein alışkın bir bedende pek bir şey değiştirmez; alkol ve müshilli çaylar ise gideri açar.

Bu yüzden bir bardağı elimize aldığımızda sormamız gereken soru, içeceğin su olup olmadığı değil; küvetimizde ne kadar kalacağı ve yanında sudan başka ne getirdiğidir.

Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar almadan önce doktorunuza danışmalısınız. Kaynak seçimimi ve güncelleme ilkelerimi Yazı ilkelerim sayfasında bulabilirsiniz.

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yazan

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik'i 2014'te, yüksek lisansımı da 2016'da ABD'deki Plymouth State University'de yeme davranışı ve yeme bozuklukları üzerine uzmanlaşarak tamamladım.

2018'den beri Bursa Nilüfer'deki kliniğimde danışan görüyor ve tüm dünya ile online olarak çalışıyorum. Bana ve çalışma sistemime dair ek bilgi için çalışma alanlarım ve hizmetlerim sayfasına göz atabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Wittbrodt MT, Millard-Stafford M. Dehydration impairs cognitive performance: a meta-analysis. Med Sci Sports Exerc. 2018;50(11):2360-2368. doi:10.1249/MSS.0000000000001682 Kaynağı aç ↗ ↩
  2. Armstrong LE, Johnson EC. Water intake, water balance, and the elusive daily water requirement. Nutrients. 2018;10(12):1928. doi:10.3390/nu10121928 Kaynağı aç ↗ ↩
  3. Périard JD, Eijsvogels TMH, Daanen HAM. Exercise under heat stress: thermoregulation, hydration, performance implications, and mitigation strategies. Physiol Rev. 2021;101(4):1873-1979. doi:10.1152/physrev.00038.2020 Kaynağı aç ↗ ↩
  4. EFSA Panel on Dietetic Products, Nutrition and Allergies (NDA). Scientific opinion on dietary reference values for water. EFSA Journal. 2010;8(3):1459. doi:10.2903/j.efsa.2010.1459 Kaynağı aç ↗ ↩
  5. Maughan RJ, Watson P, Cordery PA, et al. A randomized trial to assess the potential of different beverages to affect hydration status: development of a beverage hydration index. Am J Clin Nutr. 2016;103(3):717-723. doi:10.3945/ajcn.115.114769 Kaynağı aç ↗ ↩
  6. Seery S, Jakeman P. A metered intake of milk following exercise and thermal dehydration restores whole-body net fluid balance better than a carbohydrate-electrolyte solution or water in healthy young men. Br J Nutr. 2016;116(6):1013-1021. doi:10.1017/S0007114516002907 Kaynağı aç ↗ ↩
  7. Millard-Stafford M, Snow TK, Jones ML, Suh H. The Beverage Hydration Index: influence of electrolytes, carbohydrate and protein. Nutrients. 2021;13(9):2933. doi:10.3390/nu13092933 Kaynağı aç ↗ ↩
  8. James LJ, Clayton D, Evans GH. Effect of milk protein addition to a carbohydrate-electrolyte rehydration solution ingested after exercise in the heat. Br J Nutr. 2011;105(3):393-399. doi:10.1017/S0007114510003545 Kaynağı aç ↗ ↩
  9. Nilsson M, Stenberg M, Frid AH, Holst JJ, Björck IM. Glycemia and insulinemia in healthy subjects after lactose-equivalent meals of milk and other food proteins: the role of plasma amino acids and incretins. Am J Clin Nutr. 2004;80(5):1246-1253. doi:10.1093/ajcn/80.5.1246 Kaynağı aç ↗ ↩
  10. Brands MW. Role of insulin-mediated antinatriuresis in sodium homeostasis and hypertension. Hypertension. 2018;72(6):1255-1262. doi:10.1161/HYPERTENSIONAHA.118.11728 Kaynağı aç ↗ ↩
  11. Takamata A, Kosugi N, Sakagawa N, et al. Effects of carbonated and electrolyte-added water on body fluid regulation and ingestive behavior during ad libitum rehydration following mild hypohydration. Nutrients. 2026;18(12):1846. doi:10.3390/nu18121846 Kaynağı aç ↗ ↩
  12. Killer SC, Blannin AK, Jeukendrup AE. No evidence of dehydration with moderate daily coffee intake: a counterbalanced cross-over study in a free-living population. PLoS One. 2014;9(1):e84154. doi:10.1371/journal.pone.0084154 Kaynağı aç ↗ ↩
  13. Zhang Y, Coca A, Casa DJ, Antonio J, Green JM, Bishop PA. Caffeine and diuresis during rest and exercise: a meta-analysis. J Sci Med Sport. 2015;18(5):569-574. doi:10.1016/j.jsams.2014.07.017 Kaynağı aç ↗ ↩
  14. Sailer CO, Refardt J, Bissig S, et al. Effects of alcohol consumption on copeptin levels and sodium-water homeostasis. Am J Physiol Renal Physiol. 2020;318(3):F702-F709. doi:10.1152/ajprenal.00458.2019 Kaynağı aç ↗ ↩
  15. Polhuis KCMM, Wijnen AHC, Sierksma A, Calame W, Tieland M. The diuretic action of weak and strong alcoholic beverages in elderly men: a randomized diet-controlled crossover trial. Nutrients. 2017;9(7):660. doi:10.3390/nu9070660 Kaynağı aç ↗ ↩
  16. Hobson RM, Maughan RJ. Hydration status and the diuretic action of a small dose of alcohol. Alcohol Alcohol. 2010;45(4):366-373. doi:10.1093/alcalc/agq029 Kaynağı aç ↗ ↩
  17. Noor F, Chalise R, Tran A. Safety and effectiveness of diet and detox teas for weight loss: a mini-review. Front Nutr. 2026;13:1777795. doi:10.3389/fnut.2026.1777795 Kaynağı aç ↗ ↩
  18. Klein AV, Kiat H. Detox diets for toxin elimination and weight management: a critical review of the evidence. J Hum Nutr Diet. 2015;28(6):675-686. doi:10.1111/jhn.12286 Kaynağı aç ↗ ↩
  19. Westerterp-Plantenga MS. Green tea catechins, caffeine and body-weight regulation. Physiol Behav. 2010;100(1):42-46. doi:10.1016/j.physbeh.2010.02.005 Kaynağı aç ↗ ↩
  20. Phung OJ, Baker WL, Matthews LJ, Lanosa M, Thorne A, Coleman CI. Effect of green tea catechins with or without caffeine on anthropometric measures: a systematic review and meta-analysis. Am J Clin Nutr. 2010;91(1):73-81. PMID: 19906797 Kaynağı aç ↗ ↩
  21. EFSA Panel on Food Additives and Nutrient Sources added to Food (ANS). Scientific opinion on the safety of green tea catechins. EFSA Journal. 2018;16(4):5239. doi:10.2903/j.efsa.2018.5239 Kaynağı aç ↗ ↩
  22. Serban C, Sahebkar A, Ursoniu S, Andrica F, Banach M. Effect of sour tea (Hibiscus sabdariffa L.) on arterial hypertension: a systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials. J Hypertens. 2015;33(6):1119-1127. doi:10.1097/HJH.0000000000000585 Kaynağı aç ↗ ↩
  23. Herrera-Arellano A, Miranda-Sánchez J, Avila-Castro P, et al. Clinical effects produced by a standardized herbal medicinal product of Hibiscus sabdariffa on patients with hypertension: a randomized, double-blind, lisinopril-controlled clinical trial. Planta Med. 2007;73(1):6-12. doi:10.1055/s-2006-957065 Kaynağı aç ↗ ↩