İçeriğe atla
Dyteris, Bilimsel Beslenme Rehberi
Cam bardağa şişeden süt dökülürken çekilmiş koyu zeminli kapak görseli

Görsel: dyteris.com

Beslenme Bilimi ve Sağlık

Proteinli Süt Ne İşe Yarar?

Süt reyonundaki proteinli kutular sade sütten gerçekten daha mı iyi? "Yüksek protein" ibaresi yasal bir eşik ve o eşiği sade süt de geçiyor. Etiketlerin önündeki iddiayı arkasındaki sayılarla sınıyoruz: protein, şeker, kalsiyum, L-karnitin ve B vitamini satırlarının gerçek karşılığı.

Uzm. Dyt. Deniz ErişUzm. Dyt. Deniz Eriş14 dk okuma
Bu yazıyı paylaşın
İçindekiler

Önemli Noktalar

  • "Yüksek protein" yasal bir etiket eşiğidir: enerjinin en az %20'si proteinden gelmelidir ve yağ oranından bağımsız olarak tüm sütler bu eşiği zaten geçerler.
  • Proteinli sütün gerçek farkı kalori başına sağladığı protein miktarıdır: 500 ml proteinli sütte ortalama 26 g protein varken aynı hacimdeki light süt 15,5 g protein içermekte.
  • İçindeki protein whey tozu değil, yaklaşık %80'i kazein olan süt proteinidir.
  • Etikette görünen şeker ilave şeker değil, sütün kendi laktozudur; laktaz enzimiyle parçalanınca daha tatlı algılanır, laktozsuz ürünlerin ek tatlılığı buradan gelir.
  • Üründeki 150 mg L-karnitin, çalışmalarda etki bildirilen günde 2 g dozun onda birinden az; yani bu dozdan yağ yakımı beklemek gerçekçi değil.

Süt reyonu uzun yıllar üç kelimeyle idare etti: tam yağlı, yarım yağlı, light. Son birkaç yıldır rafta yeni bir kutu türü daha var: üzerinde büyük harflerle PROTEİN yazan, spor salonu estetiğiyle tasarlanmış, ön yüzünde gram gram protein varlığını ilan eden şişeler. Kutuların verdiği mesaj ise net: bu süt, sıradan sütten daha güçlü bir şey.

İyi güzel ama etiketin arka yüzünü çevirip hesabı yaptığımızda tablo değişiyor. Bu yazının tek cümlelik cevabı şu: "Yüksek protein" bir üstünlük değil bir etiket eşiğidir; sade süt de o eşiği zaten geçer. Bu ürünlerin sattığı şey kalori başına çok da kritik bir fark yaratmayacak ek protein miktarı ve yanına eklenmiş "sportif ve faydalı görünen" ek bileşenlerdir.

Konuya buradan girmek isterseniz iki temel yazımız yolu kısaltır: günde kaç gram proteine ihtiyacımız olduğunu ve bunu öğünlere nasıl dağıttığımızı protein rehberimizde, etiketteki protein, yağ ve karbonhidrat satırlarının birbirine göre ne anlama geldiğini de makro yazımızda anlatmıştık. Aşağıdaki hesapların tamamı bu iki kavramın üzerine kuruluyor.

Bu iddiayı havada bırakmayalım. Sırasıyla eşiğin ne olduğuna, bu sütlerin nasıl üretildiğine, içindeki proteinin whey mi kazein mi olduğuna, "ilave şeker içermez" yazan kutuda şeker satırının neden dolu göründüğüne ve L-karnitinden B vitaminlerine; ürünün yanında gelen kalemlerin gerçekte ne anlama geldiğine bakacağız. Sonunda elinizde markete taşıyabileceğiniz iki işlemlik bir hesap olacak.

"Yüksek protein" ne demek, sade süt bu eşiği geçiyor mu?

Türkiye'de bir gıdanın üzerine "protein" yazmak serbest bir övgü değil, tanımı mevzuatla çizilmiş bir beyandır. Türk Gıda Kodeksi Beslenme Beyanları Yönetmeliği'ne göre bir gıda, enerjisinin en az %12'si proteinden geliyorsa "protein kaynağı", en az %20'si proteinden geliyorsa "yüksek protein" beyanı taşıyabilir.1 Bu bir sağlık üstünlüğü ölçüsü değil, bir pazarlama izni eşiğidir; yönetmelik hangi kutunun ne yazabileceğini söyler, hangi içeceğin size daha iyi geldiğini değil.1

Eşiği kendimiz de ölçebiliriz, hesap iki işlemlik: proteinin her gramı yaklaşık 4 kalori taşır; etiketteki protein gramını 4'le çarpıp toplam kaloriye böldüğümüzde proteinin enerji payını buluruz. Bu aslında makro dediğimiz kavramın en yalın kullanımıdır. Hesabı süt reyonuna uygulayalım; değerler üreticilerin kendi etiketlerinden, 100 ml başına:

İçecek (100 ml)EnerjiProteinProteinin enerji payı
Tam yağlı süt (%3,3 yağ)60 kcal3 g%20
Yarım yağlı süt (%1,5 yağ)45 kcal3 g%27
Light süt (%0,1 yağ)33 kcal3,1 g%38
Proteinli süt (kakaolu örnek)49 kcal5,2 g%42

Tablo iki şeyi aynı anda söylüyor. Birincisi, sade sütün her yağ seviyesi "yüksek protein" eşiğinin üzerinde: tam yağlı süt tam sınırda, light süt %38 ile proteinli sütün %42'sinin hemen arkasında. Buzdolabınızdaki sıradan süt, mevzuat gözünde zaten yüksek proteinli bir içecektir. İkincisi, proteinli sütün gerçek farkı başka yerde: hacim başına yoğunlukta. 500 ml'lik bir proteinli süt kutusunda 26 g protein var; aynı hacim light sütte 15,5 g. Aynı bardağı doldurduğunuzda proteinli süt size yaklaşık yüzde yetmiş daha fazla gram verir, ama bunu kalori başına bir üstünlükle değil, sütü yoğunlaştırarak yapar.

Somut haliyle: 200 ml yağsız süt ile 66 kcal ve 6 g protein alırken, 200 ml proteinli süt ile 100 kcal ve 10 g alıyoruz. Aynı kalori ve proteini 300 ml yağsız sütten de alabiliriz; 200 ml proteinli süt tercih ettiğimizde aldığımız şey besin değil, daha az sıvıya sığdırılmış aynı besindir.

Rustik bir masada duran cam süt şişesi ve yanında kaselerle sade kahvaltı düzeni

Proteinli süt nasıl yapılıyor?

Kutuya "özel formül" havası verilse de süt teknolojisinde proteini artırmanın iki yerleşik yolu var ve ikisi de kimya laboratuvarından çok süthaneye benziyor: süte, yine sütten membran filtrasyonuyla elde edilmiş süt proteini konsantresi eklemek ya da sütün kendisini ultrafiltrasyon gibi bir membrandan geçirip suyun ve laktozun bir kısmını ayırarak proteini yoğunlaştırmak.2 Bu iki yaklaşım da yüksek proteinli süt ürünleri üzerine endüstri derlemelerinde tarif edilen yaygın uygulamalar.2

Bir sınırı baştan çizmeliyiz: hangi markanın hangi yolu kullandığı etikette yazmaz; biz de bilemeyiz. Bu yüzden bu yazıda üretim yöntemi hiçbir ürüne yakıştırılmayacak; markaların konuşabileceğimiz tek yüzü, ambalajlarında ilan ettikleri bilgilerdir.

Bir de çoğu ürün laktozsuz satıldığı için üretimde bir adım daha var: süte laktaz enzimi katmak. Bu enzimin asıl ilginç sonucu, birazdan göreceğimiz gibi şeker ve tat tarafında ortaya çıkıyor.

Süt işletmesinde koruyucu kıyafetli bir çalışanın paslanmaz çelik ekipmanla çalışması

Proteinli sütler bir whey içeceği değiller: kazein ve whey proteinlerin farkı

Kutulardaki spor salonu estetiği ister istemez protein tozu çağrışımı yapıyor, ama proteinli sütlerdeki protein içeriği whey (peynir altı suyu proteini) tozu değil, sütün kendi proteinidir. Süt proteininin yaklaşık %80'i kazein, %20'si whey'dir.3 Bir proteinli süt kutusu, protein profili bakımından bir whey servisinden çok, yoğunlaştırılmış bir bardak süte benzer.

Kazein ile whey proteinleri arasındaki meşhur fark ise hızları: alanın dönüm noktası sayılan 1997 tarihli izotop çalışması, whey'in kandaki amino asitleri hızlı ama kısa süreli, kazeinin ise yavaş ama uzun süreli yükselttiğini gösterdi.4 Bu fark gerçek ve ölçülebilir iken bizim günlük hayatımızda yani pratikte fark yaratıp yaratmadığı ise ayrı bir soru olarak karşımıza çıkmakta.

Düzenli hareket eden genç erkeklerde, kombine antrenman sonrası altı saatlik pencerede yapılan randomize bir çalışmada süt proteini, whey ve misel kazein arasında kas protein sentezi oranında fark bulunmadı.5 Yani hızlar farklı olmasına rağmen varış yeri ve sonuçlar aynı gözükmekte.

Whey ve kazein proteinlerinin kandaki amino asit düzeyini nasıl yükselttiğini gösteren şematik grafik

Büyük resmi ise 49 çalışmayı toplayan bir meta-analiz çiziyor: direnç antrenmanıyla kas kazancında belirleyici olan, proteinin türünden ya da zamanlamasından çok günlük toplam alımdır ve protein takviyesinin gözle görülür katkı miktarı, güven aralığının üst sınırı 2,2 g/kg'a uzansa da, günde yaklaşık 1,6 g/kg civarında düzleşir.6 Bu düzleşme "fazlası zararlı" demek değil, "ek kazanç ölçülemedi" demektir.6 Özetle olay hangi protein cinsi üstündür tartışmasından çok, gün sonunda toplamın kaç gram protein olduğu.

"İlave şeker içermez" ama şeker satırı dolu: laktozsuzluk ve tat

Proteinli süt etiketlerinde kafa karıştıran bir ikili var: ön yüzde "ilave şeker içermez" güveni, arka yüzde dolu bir şeker satırı. Bu bir çelişki değil, tanım meselesidir. Mevzuata göre "ilave şeker içermez" beyanı, ürüne tatlandırma amacıyla hiçbir şeker eklenmediği anlamına gelir; gıda doğal olarak şeker içeriyorsa etikette ayrıca "doğal olarak şeker içerir" ifadesinin bulunması gerekir.1

Sütün doğal şekeri laktoz ve şeker satırında gördüğümüz gramların kaynağı da o. Laktoz tek bir molekül değil, birbirine bağlı iki şekerden oluşuyor: glikoz ve galaktoz. Sindirimde bu bağı kesen şey ince bağırsağımızın ürettiği laktaz enzimidir; laktoz intoleransı dediğimiz tablo da bu enzimin yetersizliğinden doğar.

İşin tat kısmı ise laktozsuzlukla ilgili. Laktaz enzimi laktozu glikoz ve galaktoza parçalar ve bu ikili laktozdan daha tatlı algılandığı için laktozsuz süt normal sütten daha tatlı gelir.7

Laktozsuz süt tüketicilerinin ne istediğini inceleyen duyusal bir çalışma da bu yüksek tatlılığı, laktozsuz sütü normal sütten ayıran başlıca duyusal özellik olarak kaydediyor.8 Ağzınızdaki o belirgin tatlılık, gizlice eklenmiş bir şekerin değil, parçalanmış laktozun imzası olabilir; üstüne kakao ve aroma vericiler binince ortaya sütten çok tatlı bir içeceğe benzeyen bir profil çıkar. Laktozsuzluğun bir de gerçek işlevi var: laktoz intoleransı olan biri için bu ürünler, sindirim şikâyeti yaşamadan süt içebilmenin pratik bir yolunu açar.7

Kil bir sürahiden cam bardağa süt dökülürken sofrada çekilmiş sahne

Yanında ne geliyor: anlamlı olan, teknik olan, pazarlama olan içerikler

Proteinli sütler yalnız protein içermiyorlar; içindekiler listesinde stabilizatörler, vitaminler, enzimler, hatta L-karnitin gibi takviye çağrışımlı isimler sıralanmakta.

Etiket okumanın en işe yarar becerisi ise bu kalabalığı üç soruya sokabilmek: bu bileşenin bana gerçek bir faydası var mı (anlamlı), üretim için mi gerekli (teknik), yoksa ambalajda mı iyi duruyor (pazarlama)?

BileşenSınıfNeden
Süt proteiniAnlamlıÜrünün varlık sebebi; yudum başına proteini artıran kalem
KalsiyumAnlamlı100 ml'de günlük referansın %23'ünü veriyor, kutunun tamamı günlük ihtiyacı karşılıyor
Laktaz enzimiAnlamlı (laktoz intoleransı varsa)Laktozu parçalar; ürünü laktozsuz ve daha tatlı yapar
B vitaminleri (B1, B3, B6, B12)Anlamlı, ama tam yasal eşikte100 ml'de dördü de günlük referansın %15'ini veriyor: mevzuatın "vitamin ilaveli" diyebilmek için istediği en düşük miktar
Stabilizatörler (selüloz, karboksimetil selüloz)TeknikProteini içecekte asılı tutar, dokuyu korur; tüketiciye bir fayda vaadi yok
L-karnitinPazarlamaÇalışmalarda etki bildirilen doz günde 2 g; üründeki 150 mg bunun onda birinden az

Tablonun en öğretici satırı L-karnitin. Yağ metabolizmasındaki rolü nedeniyle "yağ yakıcı" imajıyla anılan bu molekülün takviye çalışmalarındaki karnesi zaten mütevazı: 37 randomize çalışmayı toplayan, çalışma kalitesi değişken bir meta-analiz, günde 2 g civarındaki dozlarda yaklaşık 1,2 kg'lık küçük bir ağırlık farkı bildiriyor.9 Rafta gördüğümüz proteinli süt örneğinde ise ambalajın ilan ettiği miktar 150 mg; etki bildirilen dozun onda birinden az. İtirazımız "L-karnitin işe yaramaz" değil; bu dozda bir etki beklenemez ve bileşenin kutudaki asıl görevi besleyicilik değil, ambalaj yüzünde iyi durmaktır.

B vitaminleri ise tablonun en ince satırı, çünkü miktarları etikette tek tek yazıyor ve asıl hikâye o rakamların içinde. Pınar Protein Süt'ün beş aromasında da 100 ml, B1, B3, B6 ve B12 vitaminlerinin her biri için günlük referans değerin %15'ini karşılıyor. Bu sayı tesadüf değil: mevzuat, süt ve süt ürünlerinde bir ürünün "vitamin ilaveli" diyebilmesi için 100 ml'de referans değerin en az %15'ini şart koşuyor; "yüksek vitamin" diyebilmek içinse bunun iki katı gerekiyor.1 Yani formül, o beyanı yapabileceği en düşük noktaya oturtulmuş.

Bu kalemi ne pazarlama diye silebiliriz ne de ürünü seçme sebebi sayabiliriz. Bir bardak, yasal eşiğin tam sınırında duruyor; kutunun tamamını içen biri ise günlük referansın dörtte üçüne ulaşıyor, ki bu gerçek bir katkı. Etiket okurken sorulacak doğru soru da bu: miktarın yanındaki yüzde kaç ve siz kutunun ne kadarını içiyorsunuz?

Türkiye rafında etiketler ne diyor?

Bu yazının anılan markalarla hiçbir ticari bağı yoktur; ürün adları yalnızca ambalajlarında ve üreticilerin kendi sayfalarında ilan edilen etiket bilgisiyle geçmektedir ve herhangi bir satış bağlantısı verilmemektedir. Aşağısı bir ürün önerisi değil, kategoriyi somutlaştıran bir etiket okuma örneğidir.

Kategoriyi iki örnekle somutlaştıralım.

Pınar Protein Süt 500 ml'lik ambalajda, beş aromayla satılıyor: vanilyalı, kakaolu, çilekli, kahveli, yer fıstığı ve muz. Etikete göre 100 ml'de 5,2 g protein (aromalar arasında sabit), 46-49 kcal, 0,3 g yağ ve 180 mg kalsiyum var; ambalajın tamamı 26 g protein ve 900 mg kalsiyum ediyor. Kakaolu çeşidin 100 ml'sinde 6,5 g karbonhidrat ve bunun 5,6 g'ı şeker olarak görünüyor; önceki bölümün diliyle, bu satırın ağırlığı sütün kendi laktozudur. İçindekiler listesi de bu yazının neredeyse özeti gibidir: %0,15 yağlı inek sütü, süt proteini, kakao tozu (%1,3), stabilizatörler, vanilya aroma vericisi, B vitaminleri (B1, B3, B6, B12), L-karnitin (ambalajda 150 mg) ve laktaz enzimi.

SEK Protein Süt ise küçük ambalajı seçmiş: 330 ml, laktozsuz, kakaolu ve hindistan cevizli iki aroma. Ambalaj, kutu başına 27 g protein ilan ediyor; kakaolu çeşidin kutusu 223 kcal. Farklı hacim, aynı mantık: daha küçük bir kutuya daha çok gram sığdırmak.

İki etiketin ortak mesajı aynı: yudum başına yoğunluk. 100 ml'de 5,2 g protein, sade sütün 3 g'ına göre yaklaşık 1,7 kat; kalsiyum satırı da sade sütün yaklaşık 1,4 katı. Buna karşılık kalori başına protein oranında light sütle aradaki farkın ne kadar inceldiğini ikinci bölümde görmüştük. Etiketin ön yüzü size yoğunluğu satar; oranı arka yüz söyler.

Üstten çekilmiş, üzerinde pastörize süt yazan sade süt kutuları

Bu ürünler gerçekten kimin işine yarayabilir?

En net aday, günlük protein hedefi yüksek olanlar. Düzenli direnç antrenmanı yapanlar için uluslararası spor beslenmesi otoritelerinin önerdiği aralık günde 1,4-2,0 g/kg; 70 kg'lık biri için kabaca 100-140 g demektir.11 Bu hedefe mutfaktan ulaşmakta zorlanan, öğün aralarında taşınabilir bir kaynak arayan biri için 26-27 g'lık bir kutu, günlük protein hedefinin içine oturan işlevsel bir araç olabilir.

İkinci aday laktoz intoleransı olanlar: bu ürünlerin laktozsuz olması, sindirim şikâyeti yaşamadan süt proteini ve kalsiyum almanın kapısını açıyor.7 Üçüncüsü tat ve pratiklik tarafı: protein tozunu sevmeyen, kahvaltıyı sıklıkla kaçıran ya da antrenman çıkışında eline soğuk ve hazır bir şey almak isteyen biri için bu kutular daha zahmetsiz bir form olabilir.

Üçünde de belirleyici olan aynı şey: bu ürünler protein açığını kapatmıyor, açığı kapatmayı kolaylaştırıyor. Zaten yeterli protein alan biri için kutunun getirdiği tek yenilik, o proteini daha az sıvıda ve daha yüksek bir fiyata içmek oluyor.

Kimin işine yaramaz, kim dikkat etmeli?

Önce büyük resim: Türkiye ortalaması protein fakiri değil. Ulusal beslenme araştırması TBSA'ya göre yetişkin erkekler günde ortalama 81-83 g, kadınlar 57-59 g protein alıyor; proteinin toplam enerjiden aldığı pay yaklaşık %15.12 Ortalamalar tek tek kişilerdeki yetersizliği dışlamasa da tablo şunu söylüyor: proteini zaten yerinde olan biri için proteinli süt ek protein değil, çoğunlukla ek kalori ve ek maliyettir.

Ağırlık kaybı ya da net bir kalori alımı hedefi olanlar için ikinci çekince ise kalorinin biçimi. Kakaolu örneklerde tek kutu 220 kcal'i aşabiliyor ve bu kaloriyi çiğnemeden, birkaç dakikada içiyorsunuz. Sıvı kaloriler, çalışmalar arası farkın büyük olduğu ve uzun vadeli ağırlık kazanımı etkisine genellenemeyen bir literatürde, katı gıdalara kıyasla daha zayıf doygunluk yanıtıyla ilişkili görünmekte.13 Kalori açığı hedefleyen biri bu kutuyu içemez demiyoruz; ama içilen 220 kaloriyi planın içine bilerek yerleştirmek gerekli.

Böbrek tarafında tablo iki katmanlı. Sağlıklı yetişkinlerde daha yüksek proteinli beslenmenin böbrek işlevini (glomerüler filtrasyon hızını) düşürmediğini 28 çalışmayı toplayan bir meta-analiz gösteriyor; "protein böbrekleri yorar" korkusunu sağlıklı böbreklere taşımak için sebep yok.14 Ancak tanı konmuş böbrek hastalığı başka bir dünya olup protein hedefi hekim ve diyetisyenle belirlenmesi gereken klinik bir karar ve etikette gördüğümüz katkı fosfatı bu grupta öne çıkan bir nokta.10

Tanı konmuş böbrek hastalığınız varsa ve fosfat kısıtı uyguluyorsanız, proteinli süt etiketlerindeki sodyum polifosfat gibi fosfat katkılarını hekiminize ve diyetisyeninize danışmadan rutininize eklemeyin; katkı fosfatı, gıdanın doğal fosforundan daha yüksek oranda emilir.(10)

Market soğutucusunun önünde raftaki içecekleri inceleyen bir kişi

Peki aynı parayı vermesek ne kaybederiz?

Yazı boyunca dönüp dolaşıp aynı soruya geliyoruz: bu kutu yerine buzdolabındaki sade sütü içsek elimize ne geçer? Hesabı iki şekilde yapabiliriz. Önce aynı hacmi, sonra aynı kaloriyi karşılaştıralım; ikinci sütun proteinli sütün gerçek katkısını, üçüncü sütun ise o katkının bedelini gösteriyor.

500 ml yağsız süt500 ml proteinli sütAynı kaloriyi veren yağsız süt (740 ml)
Enerji165 kcal245 kcal245 kcal
Protein15,5 g26 g23 g
Kalsiyum635 mg900 mg940 mg
Karbonhidrat25 g32,5 g37 g
Yağ0,5 g1,5 g0,7 g

Tablonun söylediği şu: aynı kaloriyi sade yağsız sütten aldığımızda protein farkı 26 grama karşı 23 grama iniyor, kalsiyum ise proteinli sütü geçiyor. Yani ödediğimiz fark bir besin farkı değil, bir hacim ve pratiklik farkı; aynı kaloriyi almak için yaklaşık bir buçuk kat daha fazla sıvı içmemiz gerekiyor. Protein hedefi yüksek ve midesi sınırlı biri için bu gerçek bir kolaylık. Böyle bir hedefi olmayan biri içinse ortada, sade sütün zaten verdiği bir şeye ödenmiş bir fark var.

Kendi hesabınızı nasıl yaparsınız?

Bu yazıdan aklınızda kalması gereken şey bir marka adı değil, üç adımlık bir etiket rutini.

  1. Protein gramını 4'le çarpıp toplam kaloriye bölün: çıkan sayı %20 ve üzerindeyse mevzuatın "yüksek protein" bölgesindesiniz, %12 ise "protein kaynağı" eşiğidir.1 Bu hesabı yaptığınız anda ön yüzdeki iri puntolu iddia, arka yüzdeki sayılara hesap vermek zorunda kalır.
  2. Hacmi ve kaloriyi sorgulayın: size gereken kalori başına oran mı, yudum başına gram mı? Protein hedefiniz yüksekse yoğunluk işinize yarar; kalori açığındaysanız aynı yoğunluk aleyhinize işleyebilir. Gram protein başına kaç lira ödediğinizi de aynı etiketle hesaplayabilirsiniz; sade sütü de yarıştırmayı unutmayın.
  3. Arka yüzü okuyun: "doğal olarak şeker içerir" ifadesi kandırmaca değil, mevzuat gereğidir.1 İçindekilerde stabilizatörleri tanıyın; vitamin ve L-karnitin gibi kalemlerde ise miktarın yanındaki yüzdeye bakın.

Hızlı market kuralı: protein gramı çarpı 4, bölü toplam kalori. Çıkan sayı %20'nin üzerindeyse etiket "yüksek protein" diyebilir; sade süt bile bu bölgede. Asıl kararınızı oran değil, hedefiniz, kaloriniz ve gram başına ödediğiniz fiyat versin.

Bu rutini bir kez edindiğinizde süt reyonu eski gizemini kaybediyor, ki gıda okuryazarlığı kazanmaktaki asıl amacımız da bu. Elinizdeki kutu ne bir mucize ne bir tuzak; yudumu yoğunlaştırılmış, laktozu parçalanmış, yanına birkaç kalem eklenmiş iyi tanımlanmış bir ürün.

Yazının başında verdiğimiz cevaba artık etiketle sınanmış olarak dönebiliriz: "Yüksek protein" bir üstünlük değil bir etiket eşiğidir; sade süt de o eşiği zaten geçer. Bu cümleyi bilen bir okur için etiket reklam olmaktan çıkar, veri kaynağına dönüşür; gerisi hedefinizle etiket arasındaki kısa bir hesap.

Kaynaklar

  1. Türk Gıda Kodeksi Beslenme Beyanları Yönetmeliği. Resmî Gazete, 20 Nisan 2023, Sayı 32169, Ek-1. Kaynağı ara ↗
  2. Jørgensen CE, Abrahamsen RK, Rukke EO, Hoffmann TK, Johansen AG, Skeie SB. Processing of high-protein yoghurt: a review. Int Dairy J. 2019;88:42-59. doi:10.1016/j.idairyj.2018.08.002 Kaynağı aç ↗
  3. Davoodi SH, Shahbazi R, Esmaeili S, et al. Health-Related Aspects of Milk Proteins. Iran J Pharm Res. 2016;15(3):573-591. doi:10.22037/ijpr.2016.1897 Kaynağı aç ↗
  4. Boirie Y, Dangin M, Gachon P, Vasson MP, Maubois JL, Beaufrère B. Slow and fast dietary proteins differently modulate postprandial protein accretion. Proc Natl Acad Sci U S A. 1997;94(26):14930-14935. doi:10.1073/pnas.94.26.14930 Kaynağı aç ↗
  5. Churchward-Venne TA, Pinckaers PJM, Smeets JSJ, et al. Myofibrillar and Mitochondrial Protein Synthesis Rates Do Not Differ in Young Men Following the Ingestion of Carbohydrate with Milk Protein, Whey, or Micellar Casein after Concurrent Resistance- and Endurance-Type Exercise. J Nutr. 2019;149(2):198-209. doi:10.1093/jn/nxy244 Kaynağı aç ↗
  6. Morton RW, Murphy KT, McKellar SR, et al. A systematic review, meta-analysis and meta-regression of the effect of protein supplementation on resistance training-induced gains in muscle mass and strength in healthy adults. Br J Sports Med. 2018;52(6):376-384. doi:10.1136/bjsports-2017-097608 Kaynağı aç ↗
  7. Li A, Zheng J, Han X, et al. Advances in Low-Lactose/Lactose-Free Dairy Products and Their Production. Foods. 2023;12(13):2553. doi:10.3390/foods12132553 Kaynağı aç ↗
  8. Rizzo PV, Harwood WS, Drake MA. Consumer desires and perceptions of lactose-free milk. J Dairy Sci. 2020;103(8):6950-6966. doi:10.3168/jds.2019-17940 Kaynağı aç ↗
  9. Talenezhad N, Mohammadi M, Ramezani-Jolfaie N, Mozaffari-Khosravi H, Salehi-Abargouei A. Effects of l-carnitine supplementation on weight loss and body composition: A systematic review and meta-analysis of 37 randomized controlled clinical trials with dose-response analysis. Clin Nutr ESPEN. 2020;37:9-23. doi:10.1016/j.clnesp.2020.03.008 Kaynağı aç ↗
  10. Biruete A, Hill Gallant KM, Lloyd L, et al. 'Phos'tering a Clear Message: The Evolution of Dietary Phosphorus Management in Chronic Kidney Disease. J Ren Nutr. 2023;33(6S):S13-S20. doi:10.1053/j.jrn.2023.05.004 Kaynağı aç ↗
  11. Jäger R, Kerksick CM, Campbell BI, et al. International Society of Sports Nutrition Position Stand: protein and exercise. J Int Soc Sports Nutr. 2017;14:20. doi:10.1186/s12970-017-0177-8 Kaynağı aç ↗
  12. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA). T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. Saha 2017, rapor 2019. Kaynağı ara ↗
  13. Stribiţcaia E, Evans CEL, Gibbons C, Blundell J, Sarkar A. Food texture influences on satiety: systematic review and meta-analysis. Sci Rep. 2020;10(1):12929. doi:10.1038/s41598-020-69504-y Kaynağı aç ↗
  14. Devries MC, Sithamparapillai A, Brimble KS, Banfield L, Morton RW, Phillips SM. Changes in Kidney Function Do Not Differ between Healthy Adults Consuming Higher- Compared with Lower- or Normal-Protein Diets: A Systematic Review and Meta-Analysis. J Nutr. 2018;148(11):1760-1775. doi:10.1093/jn/nxy197 Kaynağı aç ↗

Sık sorulan sorular

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yazan

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik'ten mezun oldum; ardından ABD'de Plymouth State University'de Public Health Education & Promotion yüksek lisansımı ve yeme bozuklukları üzerine graduate certificate'imi tamamladım.

10 yılı aşkın klinik deneyimle kilo yönetimi, metabolik sağlık ve yeme bozukluğu alanlarında danışmanlık veriyorum.

Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar almadan önce doktorunuza ya da bir uzmana danışın.