İçeriğe atla
Dyteris, Bilimsel Beslenme Rehberi
Beyaz zemin üzerinde duran, gözenekleri belirgin bal rengi sünger

Görsel: dyteris.com

Diyet Mitleri

Spordan Sonra Tartı Neden Yükselir?

Dün üç saat yürüdünüz, bugün tartı 800 gram yukarıda. Bir günde bu kadar yağ depolanır mı? Peki neden hep antrenmanın ertesi sabahı oluyor, kaç gün sürüyor, tuzu kessek geçer mi? Sporun ertesinde bedenin attığı sıvıyı azaltıp ödem tutmaya başladığını öğrendiğinizde sürece bakışınız değişecek.

Uzm. Dyt. Deniz ErişUzm. Dyt. Deniz Eriş18 dk okuma
Bu yazıyı paylaşın
İçindekiler

Önemli Noktalar

  • Spordan sonraki sabah tartıda 500 gram ile 1,5 kilo arası bir artış sık görülür; bu artış yağ değil sudur.
  • Tek bir yoğun antrenmandan sonra idrar hacmi de sodyum atılımı da azalıyor; beden suyu dışarı göndermek yerine tutuyor.(31)
  • Egzersiz sırasında suyu ve tuzu tutmakla görevli hormonlar dokuz kata kadar yükselme eğiliminde olurlar. Emri alan böbrek sıvı tutumunu arttırabilir.(32)
  • Doğru ölçüm anı antrenmanın ertesi sabahı değil: haftanın aynı günü sabah aç karnına tartılın, kararı dört haftalık ortalamaya verin.

Diyetinizde işler son dönemde iyi gitmiyor. Hep bir hareket edeyim de metabolizma bir hızlansın modundasınız ama olmuyor… Derken dün o gün bu gündür deyip o gazla ayaklarınıza kara sular inene kadar üç saat aralıksız yürüdünüz. Ertesi sabah ise tartı düne göre 800 gram yukarıda. Sonrası pişmanlık, kızgınlık. Aklınızdan geçenler de belli: “Bir günde bunu nasıl alabilirim ki?!? O kadar hareket ettim, 800 gram vereceğime bir de üstüne almışım, demek ki bende hiçbir şey işe yaramıyor!”

Bu soru yıllardır en çok sorulan sorulardan biri olmasına rağmen ilginç şekilde sosyal medyada kimsenin doğru düzgün yanıtlayamadığı bir paradoks. Sorunun cevabı da çoğu kişinin beklediğinin tam tersi. Tartıda gördüğünüz o anlık artış tabii ki yağ değil, doğrudan su; hatta gördüğünüz sayı antrenmanın başarısız olduğunu değil, tam olarak çalıştığını göstermekte.

Bir günde bu kadar kilo nasıl alınır?

Önce en basit hesabı yapalım. Bir kilo yağ dokusunun enerji karşılığı yaklaşık 7.700 kaloridir; bunu bir günde depolayabilmeniz için o gün yaktığınızın bu kadar kalori üstüne çıkmanız gerekli.13, 30 Üç saatlik tempolu yürüyüşün ardından yenen bir akşam yemeği bu değerin yanına bile yaklaşamaz. Tartının gösterdiği +800 gram bu termodinamik gerçek yüzünden kesinlikle yağ değil; bedende yer değiştirmiş ve anlık ihtiyaca bağlı içeride fazlaca tutulan su.

Bu artışın tipik büyüklüğüne gelince, gördüğüm aralık 500 gram ile 1,5 kilo; alışılmadık bir yüklenmeden ya da spora yeni başlamaktan sonra üst sınıra yaklaşıyor.

Akdeniz süngerinin üstten görünüşünü gösteren eski bilimsel levha
Sünger kendi ağırlığının katlarca suyunu tutar ve sıkınca bırakır. Kasın glikojenle yaptığı iş de buna benziyor.
Ormanlık bir patikada tek başına yürüyen bir kişi
Üç saatlik bir yürüyüş bile tartıdaki sayıyı yağ üzerinden değiştirecek kadar uzun değil.

Şimdi o suyun nerede durduğuna bakalım:

Beden ağırlığımızın önemli bir bölümü sudur ve bu oran cinsiyete, yaşa göre değişir. Normal kilolu erkeklerde yaklaşık yüzde 62, kadınlarda yüzde 55 dolayında seyretmekte; altmış yaşından sonra ise her iki cinsiyette de geriler.14 Bu suyun bir bölümü sabit durmaz; kaslar, kan ve doku araları arasında sürekli yer değiştirir. Ne kadarının terle ve idrarla çıktığı, ne kadarının yemekle geri geldiği ise gün içinde saatten saate değişir.

İşin kötü tarafı, tartılarımız da bu hareketi yağdan başarılı biçimde ayıramamakta. Klinikte kullanılan profesyonel diyetisyen tartıları ölçümü bedene zayıf bir akım vererek, yani biyoelektrik empedansla yapıyor; akımın ne kadar zorlandığına bakıp yağ oranını tahmin ediyor. Ama akımı taşıyan şey suyun kendisi. Kasa giren ya da kastan çıkan su, cihazın yağsız kütle dediği değeri, yani yağ dışında kalan her şeyin toplamını doğrudan oynatıyor.24 Bu tartıların gerçekten ölçtüğü tek şey toplam kütle; geri kalan yağ ve kas değerleri, bu değişkenlerden kolaylıkla etkilenen karmaşık tahminler. Klinikte bunu danışanlarıma yüzde 5 ile 10 arası bir hata payı olarak anlatıyorum.

Burada çok sık karşılaşılan bir yanılgı doğmakta. Bir hafta arayla ölçülen iki değer arasında "2 kilo yağ kaybettiniz, 1,5 kilo kas kazandınız" gibi bir tablo çıkabiliyor. Böyle bir değişim o sürede fizyolojik olarak mümkün değil; ölçülen şey aslında suyun yer değiştirmesi. Glikojen suyuyla birlikte depolanıyor ve yanında potasyum taşıyor; depo dolup boşaldıkça cihazın yağsız kütle tahmini de onunla birlikte oynuyor.34 Empedans ölçümü doğrudan bedendeki suya duyarlı olduğu için, karbonhidratı kıstığınız ya da yüklediğiniz bir haftada "yağ" ve "kas" sütunları gerçekte olmayan bir değişim gösteriyor.24, 34 Bu yüzden günlük tartılmak, özellikle bazı kişiler için berbat bir fikir olabilir; bu tarafı yazının sonunda ayrıca konuşacağız.15

Kas, yakıtını suyla birlikte depolar

Kaslarımızın hızlı yakıtı glikojendir, yani karbonhidratın kas ve karaciğerde depolanmış hâli.16, 17 Deponun büyüklüğü de küçümsenecek gibi değil. Kaslarda 300 ile 700 gram arasında, karaciğerde 100 gram dolayında duruyor; standart bir bireyde toplamı yarım kiloyu rahatça geçiyor.17, 33 Ama tartıyı ilgilendiren şey deponun kendisi değil, yanında taşıdığı su. Depolanan her 1 gram glikojenin yanına en az 3 gram su giriyor; bu oran kas biyopsilerinde, toplam vücut suyu ölçümlerinde ve konuyu derleyen çalışmalarda tekrar tekrar aynı çıkmıştır.1, 29, 33

Glikojen yumağının yapısı; ortada glikojenin proteini, çevresinde dallanan şeker zincirleri
Bir glikojen yumağı. Ortadaki renkli protein glikojenin, yani deponun iskelesi; etrafındaki dallanma şeker zincirleri.

Burada çok yaygın bir yanlışı baştan keselim, çünkü internette en sık okuyacağınız açıklama bu. "Spor sonrası depo yeniden doluyor, su da onunla geliyor, tartı bu yüzden çıkıyor" cümlesi tek başına doğru değil. Spor glikojeni parçalarken suyunu zaten serbest bırakır; sonra yediğiniz karbonhidrat aynı suyu geri bağlar. Depo boşalıp aynı seviyeye döndüğünde bu alışverişin toplamı sıfırdır.

Uçtaki bir örnek bunu iyi gösterir: depoları tamamen boşalmış birinde deponun yeniden dolması 500 gram glikojen ve yanında ortalama 1,5 litre su demek ve yalnız bu ikisi iki kiloya yakın bir ağırlık etmekte. Üstüne bir de yediğiniz karbonhidrat insülini yükseltiyor ve insülin, böbrekten atılan sodyumu doğrudan azaltıyor.35 Sodyum tutulunca su da onunla kalıyor. Bağırsağınızdaki yiyecek hacmini daha hiç saymadık. Karbonhidratlı ağır bir öğünden sonraki sabah tartıda gördüğünüz sıçramanın büyüklüğü buradan geliyor; yağ tarafında hiçbir şey olmadan.

Glikojen tartıyı ancak depo seviyesi kalıcı olarak değiştiğinde oynatır ve bu iki yönlü çalışır. Karbonhidratı kestiğinizde depo boşalır, suyu idrarla çıkar ve tartı hızla düşer; düşük karbonhidratlı diyetlerin ilk günlerindeki o çarpıcı düşüşün sebebi de bu, yani kaybedilen yağ değil deponun suyu.29, 33, 34 Tersi yönde de aynı şey geçerli olup, karbonhidrat yüklemesi yapan sporcularda depo normalin üstüne çıktığında tartıda gözle görülür bir artış oluyor.33 Spora yeni başlayan birinde bu süreç daha yavaş işlediğinden depolar haftalar içinde kademeli dolar, tartı da onunla birlikte bir kademe yukarı oturur.

Peki dün üç saat yürüyüp bugün 800 gram yukarıda uyanan kişide ne oluyor? Cevap glikojende değil. Bir sonraki iki bölümde.

Onarım da su ister

Alışılmadık yükler kas liflerinde mikro düzeyde yıpranmalar yaratır.7, 18, 19 Kası en çok yıpratan hareketler, kasılmaya çalışırken bir yandan da zorla uzatıldığı hareketlerdir. Merdiven inerken bacağınız sizi tutmaya çalışır ama vücut ağırlığı onu adım adım uzatmakta; ağırlığı yavaşça indirirken de aynı şey oluyor. Kas için en zoru gerilirken bir yandan da frene basmak.

Bunun nasıl olduğu konusunda öne çıkan açıklama şöyle. Kas bu şekilde zorlandığında sarkomerler, yani kasın kasılan en küçük birimleri, eşit biçimde uzamaz; en zayıf halkalar orantısız gerilir ve kasın iç iskeletini oluşturan proteinlerde mikro yırtılmalar oluşur.19 Yırtılma olduğu için hücre zarının geçirgenliği artar; geçirgenlik arttığı için hücre içine kalsiyum sızar; sızan kalsiyum da yıpranmış proteinleri parçalayan enzimleri devreye sokar.19 Bu parçalama işi kulağa kötü gelse de onarımın ilk adımı. Eskiyen kısım sökülmeden yenisi örülemez.

Sökme işi başlayınca bedenin temizlik ekibi bölgeye çağrılır. Nötrofil ve makrofaj dediğimiz bağışıklık hücreleri, biri hızlı biri geç gelen iki temizlikçi gibi, hasarlı parçaları ortadan kaldırmak için olay yerine akar; bu tablonun ayrıntısı büyük ölçüde hayvan çalışmalarından biliniyor, insandaki karşılığı hâlâ araştırılıyor.6 Bu iltihap tepkisinin en görünür sonucu ise şişmedir; bölgeye sıvı toplanır.7 Kısacası kas, tamir edilirken bir miktar şişer ve bu şişme onarımın kendisinin parçasıdır.

Yürüyen bir insan figürünün kas yapısını gösteren 18. yüzyıl gravürü
Kaynak: Wellcome Collection, CC BY 4.0

Şişmenin boyutu doğrudan ölçülmüş. Merdiven inerek zorlanan baldır kasında lif kesit alanı, egzersizden 7-8 gün sonra 2-3. güne göre yüzde 24 daha büyük bulunuyor.5 Aynı dönemde lif alanı başına düşen kılcal damar yoğunluğu da azalmıştı; damar ağı büyümeden lif kesiti genişlediyse, büyüten şey yeni doku değil içine dolan sıvıdır.5

Aynı ölçümün ilginç bir tarafı daha var. Şişme net biçimde görülürken zar yırtılmasına ve iltihaba dair belirgin bir iz bulunamamış.5 Yani şişmenin varlığı tartışmasız; tartışmalı olan onu hangi mekanizmanın başlattığı. Aynı çalışmanın öğrettiği ikinci şey daha da ilginç; kas ağrısı 1,5 ile 2,5 gün arasında zirve yaparken ödemlenme etkisi daha geç geliyor.5 Yani ağrınız geçmiş olsa bile tartı, ödeme yani sıvı tutulmasına bağlı hâlâ yüksek olabilir; iki olay aynı hızda seyretmiyor.

Yalnız burada da dikkat: damardan çıkıp dokuya geçen su bedene yeni bir ağırlık eklemez, çünkü o su zaten içerideydi. Dokudaki lokal ödem, tartıdaki artışın sebebi değil habercisi. Sebep bir sonraki bölümde.

Asıl mesele: o gün ne kadar su çıkardınız

Tartıya ağırlık ekleyen tek bir yol var. Bedene giren, çıkandan fazla olacak. Sporun yaptığı da tam olarak bu, çıkışı kısıyor.

Böbreğin kesitini ve dış görünüşünü gösteren 1827 tarihli renkli gravür
Kaynak: Wellcome Collection, CC BY 4.0

Egzersiz sırasında suyu ve sodyumu bedende tutmakla görevli iki hormonun düzeyi dokuz kata kadar yükselme eğiliminde olur.32 Emri alan böbrek de sodyumu ve suyu idrara vermek yerine geri emmeye başlar; nitekim tek bir yoğun antrenmandan sonra idrar hacminin de sodyum atılımının da düştüğü ölçülmüş.31 Çıkış azaldığından bedende kalan su artıyor.

O suyun bir kısmı kanın içinde durur. Egzersiz, kan proteini albümini damar içine taşıdığından kan daha çok su tutabilir hâle gelir ve plazma genişler.31, 32 Genişleme küçük de değil: yoğun bir antrenmandan 24 saat sonra plazma hacmi koşu bandında yüzde 7, bisiklette yüzde 6 dolayında daha yüksek çıkıyor.3

Bol sıvı içildiğinde bu genişleme ertesi güne kadar korunuyor.4

Bu, düşündüğünüzün aksine bir arıza değil, aktif bir uyum mekanizması. Daha büyük bir plazma hacmiyle çalışan beden sıcakla ve eforla daha iyi baş ediyor. Ama o hacmi ayakta tutmak su ister ve tutulan o su dışarı gitmediğinden tartıya yansır.

Uçlarda tablo iyice belirginleşiyor. Altı gün boyunca ortalama 1.205 kilometre pedal çevirip 19.417 metre tırmanan bisikletçilerde toplam vücut suyu 1,98 litre, plazma hacmi ise %18,86 artmış, yüz ve göz kapaklarındaki şişlik beşinci günde zirve yapmıştı.8 Bu sporcular altı günde 3 kilodan fazla yağ kaybetmişken tartıdaki sayı hiç değişmedi; kaybedilen yağın yerini tutulan su aldı.8

Terlemenin geri ödemesi

Terleyerek kaybettiğiniz şey yalnız su değil, aynı zamanda kritik bir elektrolit olan sodyum. Sodyum, hücrelerin dışındaki sıvıda en çok bulunan yüklü parçacıktır ve suyun bedende nerede duracağını belirleyen çekim gücünü o kurar; su, sodyumun yoğun olduğu tarafa gider. Terle atılan sodyum miktarı ise kişiden kişiye ve terleme hızına göre belirgin biçimde değişmekte.9

Koyu bir zemin üzerinde yakın çekim tuz kristalleri
Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Antrenmandan sonra kafanıza su diktiğinizde beden o suyu içeride tutabilmek için bir miktar sodyuma ihtiyaç duyar. Sistemdeki sodyum yetersiz kalırsa kandaki sodyum yoğunluğu seyrelir. Bedende normalde suyu tutmakla görevli bir hormon vardır; kan seyreldiğinde beden bu hormonun salgısını keser, böbrek suyu geri emmeyi bırakır ve içtiğiniz sıvının önemli bölümü kısa sürede idrarla çıkar.9 Bu yüzden sıvı dengesinin yeniden kurulması, içilen suyun yanında alınan elektrolitlere, özellikle de sodyuma bağlıdır.9 Antrenman sonrası yediklerinizden gelen tuz, kaybedilen sıvının bedende kalmasını sağlıyor; ertesi sabah tartıda gördüğünüz şeyin bir kısmı işte bu geri kazanılmış sıvıdır. Elektrolitlerin bu işi nasıl paylaştığını merak ediyorsanız elektrolitler 101 tam da bunun için var.

Sıvı artışları kimde daha belirgin olur?

Aynı yürüyüş ya da spor herkeste aynı ödemi tutmuyor, çünkü yukarıda saydığımız süreçlerin hangisinin ne kadar devrede olduğu kişiden kişiye değişiyor. Farkı büyüten beş durum var, kadınlarda bir de altıncı katman.

Spora yeni başlayanlar. Kas, bir kez hasar gördüğü hareketten sonra kendini o harekete karşı korur; sinirsel uyum, kasın mekanik özelliklerinin değişmesi ve bağ dokusunun yeniden örülmesi birlikte çalışır.28 Bu yüzden alışılmadık bir yükle ilk kez karşılaşan kasta hasar da şişme de en belirgindir.7 İlk haftalarda tartının inat etmesi de bunu izleyen sıvı tutulumuyla açıklanabilir.

Alışılmadık hareketler. Yokuş aşağı yürümek, uzun merdiven inmek ya da ilk kez ağırlık çalışmak, aynı süredeki düz yürüyüşten çok daha fazla onarım yükü bırakır.5, 19 Genellikle yoğun ödemi, asıl düşmeyi beklediğiniz ekstrem hareketli günlerin sonunda görürüz.

Uzun süre kıpırdamadan kalmak. Bacakta sıvı biriktiren şey hareketin kendisi değil, hareketsizliktir. On beş dakika hareketsiz ayakta durmak bacak hacmini 63 mililitre artırıyor.23 Aynı şey oturmak için de geçerli. İki saat kısıtlı biçimde oturunca baldır çevresi neredeyse bir santimetre genişliyor, o baldırı normale döndüren şey ise yirmi dakikalık yürüyüş oluyor.22 Yani yürüyüşten sonra bacaklarınız şişiyorsa, sorumlusu çoğunlukla yürüyüşten önceki uzun hareketsizliktir.

Masa başında yorgun düşmüş, uzun süre oturan bir kadın
Bacakta sıvı biriktiren şey yürümek değil, kıpırdamadan geçen uzun saatler.

Yeterli su içmemek. Sezgiye ters gelir ama suyu kısmak tutulan suyu çözmez. Su alımı düştüğünde beden suyu bedende tutmakla görevli hormonu daha çok salgılar; böbrek eldeki suyu geri emer ve idrar yoğunlaşır. Bu ilişki doğrudan ölçülmüş. Sağlıklı erişkinlerde altı hafta boyunca su alımı artırıldığında o hormonun kandaki göstergesi 5,18'den 3,90 pmol/L'ye, idrarın yoğunluğu ise 591'den 364 mOsm/kg'a geriliyor.21 Yani az içmek böbreği tasarrufa, çok içmek ise rahatlamaya geçiriyor.

Kreatin kullanmak. Son dönemde hemen herkese sanki mucizeymiş gibi önerilen 50 yıllık kreatin kas hücresinin içine su çeker; bu, yan etki değil etki mekanizmasının parçasıdır. Bu su etkisi özellikle ilk günlerdeki yüksek dozlu yükleme döneminde belirgin oluyor; kullanım aylara yayıldığında toplam vücut suyunda artış görülmüyor.20 Yüz kırk üç çalışmanın birleştirildiği bir analizde kreatin vücut ağırlığını ortalama 0,86 kilo artırdı ve bu artışın 0,82 kilosu yağsız kütleden geldi, yani yağdan değil.12 Ama dikkat: yağsız kütle hem kası hem suyu kapsar, dolayısıyla bu sayı tek başına ikisini birbirinden ayırmaz. Ayrımı yapan ölçümler, su tarafının ilk günlerde öne çıktığını söylüyor.20 Kısacası kreatine yeni başladıysanız tartıdaki ilk artışın bir kısmı bundandır.

Kadınlarda bir katman daha var. Östrojen ve progesteron, suyun bedende tutulmasını yöneten hormonal düzenekleri etkiler; ancak bu etkinin kişiden kişiye farkı çok büyüktür.26 Tartıya yansıması da ölçülmüş; döngünün ikinci yarısında vücut ağırlığı daha yüksek çıkıyor.25 İlginç olan şu ki aynı ölçümde toplam vücut suyu iki evrede benzer bulundu; yani fark tartıda görünüyor ama tek başına su artışıyla açıklanmıyor.25 Kişiler arasındaki değişkenlik de büyük, bu katman herkeste aynı ölçüde belirmiyor.26 Bu yüzden kadınlarda tartı karşılaştırması döngünün aynı haftasında yapıldığında anlamlı oluyor.

Spor ödemi ortalama kaç gün sürer?

Gördüğüm kadarıyla iki ile dört gün arası. Glikojen deposu ve plazma tarafındaki değişim birkaç gün içinde dengeye oturuyor.2 Onarım tarafındaki şişme ise daha inatçı; biyopsi ölçümlerinde kas lifi yedinci günde hâlâ şişkin çıkıyor, yani bu taraf en az bir hafta sürebiliyor.5 Bu senaryonun uzadığı durumlar da var. Örneğin aynı hareketi düzenli yapmaya başlayıp bir de her seferinde yükü artırıyorsanız beden gelen uyarı ve strese cevap olarak sürekli bir onarım hâlinde kalacak, tartıda gördüğünüz sayı da uzun süre inmeyecektir. Bu paradoks planınızın ya da yaptıklarınızın yanlış olduğu anlamına gelmiyor; ölçüm anının yanlış olduğu anlamına geliyor.

Tek bacakta şişlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı, koyu renkli idrar ya da günlerdir geçmeyen şiddetli kas ağrısı egzersize verilen normal tepkiler değildir. Bu tabloda tartıyı bir kenara bırakıp hekiminize danışın.

Peki ne yapmalı?

Cevap bazılarının yaptığı gibi ağırlık antrenmanını yasaklamak, tuzu kesmek, 10 litre su içmek, detoks çaylarına gömülmek ya da karbonhidratı tamamen çıkartarak hareket etmeye çalışmak değil; yalnızca tartıyı doğru okumak ve sürece bağlı kalmak.

Düzenli tartılmak işe yarıyor ama nasıl yaradığı önemli. Rastgele atamalı çalışmaların birleştirildiği bir meta-analiz, kendini tartma ve kendini izleme adımlarının bir kilo verme programına eklenmesinin 1,7 kilo ek fark getirebildiğini gösteriyor; bu adımları içeren programlar hiç destek almayanlara göre 3,4 kilo önde.27 Aynı analizde günlük tartılan ve haftalık tartılan gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamış.27

Gözlemsel veriler ilk bakışta başka şey söyler gibi durur. On bin akıllı tartı kullanıcısının izlendiği veride sık tartılanların üç yıllık ağırlık değişimi daha olumlu çıkmış.10 İkisini yan yana koyunca tartıyı bir sürecin içine oturtmanın işe yaradığı görülüyor; sıklığı artırmanın tek başına ek kazanç getirdiği ise gösterilebilmiş değil. Kilo koruma dönemi ayrı bir başlık; orada ağırlığı geri almaya karşı korunaklı çıkanlar, haftada altı yedi gün tartılmayı sürdürebilenler olmuş.11

Yalnız madalyonun bir de öbür yüzü var ve bu yüz herkes için aynı değil. Yirmi çalışmayı inceleyen bir derlemede sık tartılmanın ruh hâli, benlik saygısı ve beden algısı üzerinde olumsuz etkileri de kaydedilmiş; bu olumsuz tablo özellikle kadınlarda ve genç yaştakilerde öne çıkarken, kilo vermek için destek arayan kişilerde tartılma ya nötr kalmış ya da işe yaramış.15 Yani soru "tartılmak iyi mi kötü mü" değil, kim tartılıyor ve tartıdan çıkan sayıyla ne yapıyor.

O hâlde sürdürebileceğiniz en sade düzeni seçin. Çoğu kişi için bu, haftada bir demek.

Yarın sabahtan itibaren uygulayabileceğiniz düzen:

  1. Haftada bir tartılın ve tartı gününüzü sabitleyin. Hangi gün olduğu önemli değil, hep aynı gün olması önemli. Her gün tartılmayı tercih ederseniz kilo kaybı açısından geride kalacağınıza dair bir bulgu yok; iki düzen arasında fark gösterilememiş.27 Yalnız yukarıdaki uyarıyı hatırlayın: sık tartılmanın bedeli herkes için aynı değil.
  2. O günü antrenmanın ertesi sabahına denk getirmeyin. En yanıltıcı ölçüm anı odur. Sabit gününüz oraya düşüyorsa günü kalıcı olarak bir kaydırın; o haftayı atlamayın, çünkü boşluk ortalamayı bozar. Yanlışlıkla antrenman ertesi tartıldıysanız o sayıyı deftere yazmayın.
  3. Tartılırken koşulları sabitleyin: sabah, aç karnına, tuvaletten sonra ve aynı kıyafetle.
  4. Kararı dört haftalık ortalamaya verin. Tek ölçüm yön göstermez, dört ölçümün ortalaması gösterir.
  5. Ayda bir mezurayı çıkarın; bel ve göbek çevrenizi ölçün. Tartı inat ederken mezuranın ilerlemesi, özellikle yoğun spor yapan ya da karbonhidratı kısan kişilerde sık gördüğüm bir tablodur.
  6. Sayı dört günden uzun süre inmiyorsa üç şeye bakın: yükü artırdınız mı, yeni bir harekete mi başladınız, kreatine mi başladınız. Üçü de sebeptir ve üçü de sorun değildir.
Desenli bir zemin üzerinde duran retro model banyo tartısı
Tartı düşman değil; sorun sayının hangi anda okunduğu.

Son olarak, tartıdaki sayıyı düşürmek uğruna antrenmanınızın hakkını yemeyin. Burada dürüst olalım: karbonhidratı sıfırlamak, tuzu kesmek ya da suyu kısmak tartıdaki sayıyı gerçekten düşürür. Ama düşen şey yağ değil; boşalttığınız yakıt deposu ve onunla birlikte giden sudur. Karbonhidratı yediğiniz gün sayı olduğu gibi geri gelir. Üstelik o arada glikojen deponuz boş kaldığı için bir sonraki antrenmanın yakıtını da eksiltmiş olursunuz.2

Aklınızda kalacaklar

Spordan sonraki sabah gördüğüm 500 gram ile 1,5 kilo arası artışın tek bir sebebi var. O gün bedene giren su, çıkandan fazla kalıyor. Sporun yaptığı da çıkışı kısmak; tek bir antrenmandan sonra idrar hacmi ve sodyum atılımı ölçülebilir biçimde azalıyor.31, 32 Suyun nereye gittiği ise ayrı bir soru. Bir kısmı onarımın olduğu bölgeye toplanıyor,5 bir kısmı genişleyen plazmada duruyor.3 Hiçbiri yağ kütlesi değil, hepsi geçici ve hepsi bedenin antrenmana verdiği doğal cevabın parçası.

Tartılarımız bu cevabı okuyamıyor. Bizim işimiz de çıkan sayıyı her sabah yeniden yorumlamak değil, doğru anda ve doğru aralıkta bakmak. Dört haftalık tartı ortalamanız, beden ölçüleriniz ve nasıl hissettiğiniz üçlüsü yanınızdayken, spordan sonraki sabahın sayısı planınızın işlevselliği hakkında size en az bilgi veren sayıdır.

Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar almadan önce doktorunuza ya da bir uzmana danışın.

Referanslar

  1. Fernández-Elías VE, Ortega JF, Nelson RK, Mora-Rodriguez R. Relationship between muscle water and glycogen recovery after prolonged exercise in the heat in humans. Eur J Appl Physiol. 2015 Sep;115(9):1919-1926. Kaynağı ara ↗
  2. Burke LM, van Loon LJC, Hawley JA. Postexercise muscle glycogen resynthesis in humans. J Appl Physiol (1985). 2017 May 1;122(5):1055-1067. Kaynağı ara ↗
  3. Nelson WB, Walker JM, Hansen C, Foote KM, Bexfield NA, Mack GW. The influence of exercise volume and posture on exercise-induced plasma volume expansion. Physiol Rep. 2023 Feb;11(4):e15601. Kaynağı ara ↗
  4. Kay B, O'Brien BJ, Gill ND. Plasma volume expansion 24-hours post-exercise: effect of doubling the volume of replacement fluid. J Sports Sci Med. 2005 Jun 1;4(2):179-184. Kaynağı ara ↗
  5. Yu JG, Liu JX, Carlsson L, Thornell LE, Stål PS. Re-evaluation of sarcolemma injury and muscle swelling in human skeletal muscles after eccentric exercise. PLoS One. 2013;8(4):e62056. Kaynağı ara ↗
  6. Peake JM, Neubauer O, Della Gatta PA, Nosaka K. Muscle damage and inflammation during recovery from exercise. J Appl Physiol (1985). 2017 Mar 1;122(3):559-570. Kaynağı ara ↗
  7. Stožer A, Vodopivc P, Križančić Bombek L. Pathophysiology of exercise-induced muscle damage and its structural, functional, metabolic, and clinical consequences. Physiol Res. 2020 Aug 31;69(4):565-598. Kaynağı ara ↗
  8. Gauckler P, Kesenheimer JS, Leierer J, Kruus M, Schreinlechner M, Theurl F, Bauer A, Denicolò S, Egger A, Seeber B, Mayer G, Kolbinger FR, Kronbichler A. Exercise-Induced Fluid Retention, Cardiac Volume Overload, and Peripheral Edema in Ultra-Distance Cyclists. Kidney Int Rep. 2024 Jan;9(1):152-161. Kaynağı ara ↗
  9. Evans GH, James LJ, Shirreffs SM, Maughan RJ. Optimizing the restoration and maintenance of fluid balance after exercise-induced dehydration. J Appl Physiol (1985). 2017 Apr 1;122(4):945-951. Kaynağı ara ↗
  10. Vuorinen AL, Helander E, Pietilä J, Korhonen I. Frequency of Self-Weighing and Weight Change: Cohort Study With 10,000 Smart Scale Users. J Med Internet Res. 2021 Jun 28;23(6):e25529. Kaynağı ara ↗
  11. Brockmann AN, Eastman A, Ross KM. Frequency and Consistency of Self-Weighing to Promote Weight-Loss Maintenance. Obesity (Silver Spring). 2020 Jul;28(7):1215-1218. Kaynağı ara ↗
  12. Pashayee-Khamene F, Heidari Z, Asbaghi O, Ashtary-Larky D, Goudarzi K, Forbes SC, Candow DG, Bagheri R, Ghanavati M, Dutheil F. Creatine supplementation protocols with or without training interventions on body composition: a GRADE-assessed systematic review and dose-response meta-analysis. J Int Soc Sports Nutr. 2024 Dec;21(1):2380058. Kaynağı ara ↗
  13. Hall KD. What is the required energy deficit per unit weight loss? Int J Obes (Lond). 2008 Mar;32(3):573-576. Kaynağı ara ↗
  14. Lu H, Ayers E, Patel P, Mattoo TK. Body water percentage from childhood to old age. Kidney Res Clin Pract. 2023 May;42(3):340-348. Kaynağı ara ↗
  15. Pacanowski CR, Linde JA, Neumark-Sztainer D. Self-Weighing: Helpful or Harmful for Psychological Well-Being? A Review of the Literature. Curr Obes Rep. 2015 Mar;4(1):65-72. Kaynağı ara ↗
  16. Neoh GKS, Tan X, Chen S, Roura E, Dong X, Gilbert RG. Glycogen metabolism and structure: A review. Carbohydr Polym. 2024 Dec 15;346:122631. Kaynağı ara ↗
  17. Hearris MA, Hammond KM, Fell JM, Morton JP. Regulation of Muscle Glycogen Metabolism during Exercise: Implications for Endurance Performance and Training Adaptations. Nutrients. 2018 Mar 2;10(3):298. Kaynağı ara ↗
  18. Tidball JG. Mechanisms of muscle injury, repair, and regeneration. Compr Physiol. 2011 Oct;1(4):2029-2062. Kaynağı ara ↗
  19. Kanzaki K, Watanabe D, Shi J, Wada M. Mechanisms of eccentric contraction-induced muscle damage and nutritional supplementations for mitigating it. J Muscle Res Cell Motil. 2022 Sep;43(3):147-156. Kaynağı ara ↗
  20. Antonio J, Candow DG, Forbes SC, Gualano B, Jagim AR, Kreider RB, Rawson ES, Smith-Ryan AE, VanDusseldorp TA, Willoughby DS, Ziegenfuss TN. Common questions and misconceptions about creatine supplementation: what does the scientific evidence really show? J Int Soc Sports Nutr. 2021 Feb 8;18(1):13. Kaynağı ara ↗
  21. Lemetais G, Melander O, Vecchio M, Bottin JH, Enhörning S, Perrier ET. Effect of increased water intake on plasma copeptin in healthy adults. Eur J Nutr. 2018 Aug;57(5):1883-1890. Kaynağı ara ↗
  22. Rigby L, Frey M, Alexander KL, De Carvalho D. Monitoring calf circumference: changes during prolonged constrained sitting. Ergonomics. 2022 Apr;65(4):631-641. Kaynağı ara ↗
  23. Junge F, Konschake W, Haase H, Vollmer M, Jünger M. Walking instead of standing. Vasa. 2022 Mar;51(2):78-84. Kaynağı ara ↗
  24. Shiose K, Takahashi H, Yamada Y. Muscle Glycogen Assessment and Relationship with Body Hydration Status: A Narrative Review. Nutrients. 2022 Dec 29;15(1):155. Kaynağı ara ↗
  25. Koşar ŞN, Güzel Y, Köse MG, Kin İşler A, Hazır T. Whole and segmental body composition changes during mid-follicular and mid-luteal phases of the menstrual cycle in recreationally active young women. Ann Hum Biol. 2022 Mar;49(2):124-132. Kaynağı ara ↗
  26. Rodriguez-Giustiniani P, Rodriguez-Sanchez N, Galloway SDR. Fluid and electrolyte balance considerations for female athletes. Eur J Sport Sci. 2022 May;22(5):697-708. Kaynağı ara ↗
  27. Madigan CD, Daley AJ, Lewis AL, Aveyard P, Jolly K. Is self-weighing an effective tool for weight loss: a systematic literature review and meta-analysis. Int J Behav Nutr Phys Act. 2015 Aug 21;12:104. Kaynağı ara ↗
  28. Hyldahl RD, Chen TC, Nosaka K. Mechanisms and Mediators of the Skeletal Muscle Repeated Bout Effect. Exerc Sport Sci Rev. 2017 Jan;45(1):24-33. Kaynağı ara ↗
  29. Olsson KE, Saltin B. Variation in total body water with muscle glycogen changes in man. Acta Physiol Scand. 1970 Sep;80(1):11-18. Kaynağı ara ↗
  30. Hall KD, Sacks G, Chandramohan D, Chow CC, Wang YC, Gortmaker SL, Swinburn BA. Quantification of the effect of energy imbalance on bodyweight. Lancet. 2011 Aug 27;378(9793):826-837. Kaynağı ara ↗
  31. Nagashima K, Mack GW, Haskell A, Nishiyasu T, Nadel ER. Mechanism for the posture-specific plasma volume increase after a single intense exercise protocol. J Appl Physiol (1985). 1999 Mar;86(3):867-873. Kaynağı ara ↗
  32. Convertino VA, Brock PJ, Keil LC, Bernauer EM, Greenleaf JE. Exercise training-induced hypervolemia: role of plasma albumin, renin, and vasopressin. J Appl Physiol Respir Environ Exerc Physiol. 1980 Apr;48(4):665-669. Kaynağı ara ↗
  33. Murray B, Rosenbloom C. Fundamentals of glycogen metabolism for coaches and athletes. Nutr Rev. 2018 Apr 1;76(4):243-259. Kaynağı ara ↗
  34. Kreitzman SN, Coxon AY, Szaz KF. Glycogen storage: illusions of easy weight loss, excessive weight regain, and distortions in estimates of body composition. Am J Clin Nutr. 1992 Jul;56(1 Suppl):292S-293S. Kaynağı ara ↗
  35. DeFronzo RA, Cooke CR, Andres R, Faloona GR, Davis PJ. The effect of insulin on renal handling of sodium, potassium, calcium, and phosphate in man. J Clin Invest. 1975 Apr;55(4):845-855. Kaynağı ara ↗

Sık sorulan sorular

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yazan

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik'i 2014'te, yüksek lisansımı da 2016'da ABD'deki Plymouth State University'de yeme davranışı ve yeme bozuklukları üzerine uzmanlaşarak tamamladım.

2018'den beri Bursa Nilüfer'deki kliniğimde danışan görüyor ve tüm dünya ile online olarak çalışıyorum. Bana ve çalışma sistemime dair ek bilgi için hizmetler sayfasına göz atabilirsiniz.